Dalga Analizlerinde Sorunlar; Karmaşık düzeltmeler
1929 ile 1950 yılları arasında geçen 21 yıllık dönem, yıllarca Elliott analistlerinin tartışma konusu olmuştur.
Aralarında teorinin kurucusu Elliott’ın da bulunduğu pek çok önemli Elliottisyen, bu dönemi analiz ederken farklı dalga sayımları yapmışlar:
1) Elliott önce, 1929 Temmuz’unda dalganın sona erdiğini, aynı yılın Eylül’üne kadar 337’den 381’e kadar “düzensiz tepe” adını verdiği bir düzeltme rallisinin ilerlediğini, ardından da 1932 yılına kadar itkisel bir düşüş dalgası geldiğini ve Supercycle dereceli düzeltmenin bu şekilde sona erdiğini düşünmüş. (Genişleyen Yassı)
2) A.J.Frost, 1929-1932 düşüşünü A, 1932-1937 yükselişini B, 1937-42 düşüşünü C saymış ve supercycle düzeltmenin başarısız bir C ile sona erdiğini düşünmüş.
3) Elliott daha sonraki yıllarda fikir değiştirmiş ve 1929 ile 1942 arasında bir üçgen düzeltmenin ilerlediğini düşünmüş.
4) Hamilton Bolton, 1929 ile 1949 arasında bir üçgen düzeltmenin ilerlediğini ve supercycle düzeltmenin 1949 yılında sona erdiğini düşünmüş.
Aradan yıllar geçtikten sonra bugün, bu tarihler arasında önce Supercycle dereceli bir çöküşün (1929-32), sonra 2000’li yıllara kadar ilerleyecek supercycle dereceli dalganın içindeki ilk itkinin (1932-37), daha sonra da supercycle dereceli dalganın içindeki ilk düzeltmenin (1937-42) ilerlediğini biliyoruz. 1942 yılındaki dipten itibaren ayı piyasasından çıkış başladı ve DJI yeni tarihi yükseklere doğru ilerleyecek bir dalga başlattı.
Her biri son derece değerli ve yetenekli analist ve teorisyen olan Elliott, Frost ve Bolton neden bu dönemi bu kadar farklı yorumladı? Teorinin uygulama alanı ile doğrudan ilgili olmayanlar, bu sayımlar arasındaki dramatik farklılığın, teorinin zayıf tarafı olduğunu düşünebilirler. Sorunun yanıtı, ancak bu dönemlerin ayrıntılı bir şekilde yeniden incelenmesi ile bulunabilir. Dahası, böyle bir inceleme bize hem teorinin gerisinde yatan felsefi derinliğin kavranmasında yardımcı olacak, hem de teorinin gelişme evrelerini öğrenme fırsatı verecektir.
Şüphesiz ki, ne Elliott, ne Frost, ne de Bolton sadece görsel kompozisyona bakarak etiketleme yapmadı. 1940’lardan 1960′lara kadar teori, henüz gelişme aşamasındayken ve dalga kalıpları çok iyi bilinmezken yapılan bu analizlerin her biri, daha küçük dereceli dalgalar üzerinde yapılan ayrıntılı çalışmalara dayanıyordu.
Biz bu çalışmaların her birine ayrı ayrı odaklanmak yerine, o dönem analistlerine sorun çıkartan belli dönemleri inceleyeceğiz. Bu incelemede adım adım ilerleyerek, analisti uğraştıran sorunun ne olduğunu anlamaya çalışacağız.
1937 ile 1938 arasında ilerleyen bu dalgayı analiz ederek başlayalım:
İlk bakışta hiç bir sorun yokmuş gibi görünüyor. Bu grafiği, dünyanın neresindeki Elliottisyen’e gösterirseniz gösterin, size beş dalgalık kitabi bir düşüşün ilerlediğini söyleyecektir. Acaba gerçekten öyle mi? Bu sayımdaki ilk sorunu, yukarıdaki grafikte gösterdim. 4 olarak etiketlenen dalga nerede sona erdi? İlk tepede mi?, İkincide mi? Yoksa üçüncüde mi? İlkinde olamaz, çünkü 4 etiketini ilk tepeye koyarsak, daha sonraki düşüş döneminin beş dalgada ilerlemesi gerekirdi, oysa sadece üç dalga sayabiliyoruz. İkinci tepede sona erdi ise, 4’ün içsel yapısı nasıl etiketlenmeli? Burada da sorun var. Bu durumda geriye en mantıklı seçenek olarak 4 etiketini üçüncü tepeye koymak kalıyor. Biz de böyle yapalım ve 4 olarak etiketlediğimiz bu döneme biraz daha yakından bakalım:
Dalgayı, yukarıdaki gibi sayar ve sayımımızdan büyük bir kesinlikle emin olabiliriz gibi görünse de, bu sayımda çok ciddi sorunlar var. Herşeyden önce, yukarıdaki grafikte de gösterildiği üzere, (b) olarak etiketlenen düşüş; Bu dalga düzeltme kalıbında mı, yoksa itkisel mi? İtkisel görünüyor. Oysa (b) olarak etiketlenen dalgalar itkisel olamazlar. İkinci sorun da şu: Dalgalar birbiriyle aşırı orantısız. Örneğin (a) ve (e) olarak etiketlenen dalgaları karşılaştırın.
Bu dönem, Elliott’u çok ciddi bir şekilde uğraştırmış olsa gerek. Bunu nereden anlıyoruz? Elliott Wave Principle isimli kitabında Half Moon (Yarım ay) olarak isimlendirdiği bir kalıptan bahsediyor. Örnek olarak da bu dönemi vermiş. Ancak daha sonraki hiç bir çalışmasında bu kalıptan bahsetmemiş. Elliott Wave Principle’ın yazıldığı dönemde, Elliott hala ana kalıplar üzerinde çalışıyordu. Anlaşılan o ki, yukarıdaki yapıyı Elliott o dönemde çözememiş ve yeni bir kalıp bulduğunu düşünerek Half Moon adını vermiş. Yazısında bir üçgenden söz ediyor, buna karşılık grafik üzerinde etiketleme yapmıyor. Sadece son düşüş dalgasının hızına dikkat çekiyor ve bunun üçgenler tamamlandıktan sonra gelen thrust olabileceğine gönderme yapıyor. Ancak gene de bu yapıyı neden klasik Elliott üçgeni olarak değil de, Half Moon olarak isimlendirdiğini açıklamıyor.
Gelelim, bu kalıpta tespit ettiğimiz sorunların ileride nasıl daha da büyüdüğüne:
Eğer 1937 düşüşü itkiselse, 1938 yılındaki tepki neden beş dalgada ilerledi? Bir EDP kuralına göre, beş dalgalık düşüşü, eğer bu dalga C evresinde değilse, beş dalgalık bir yükseliş takip etmez, hele ki, bu yükselişi ikinci bir yükseliş dalgası takip etmezse, böyle bir yapı asla söz konusu olamaz. Acaba beş dalgalık düşüşü takip eden dönemde C dalgası başarısız bir tepe ile sona eren bir ABC zigzag mı ilerledi? Böyle varsaysak dahi, yukarıdaki grafikte C olarak etiketlenen dalgayı itkisel sayamıyoruz. (Bir ihtimal daha var; O döneme ait verilerimiz eksik ya da yanlış olabilir. Bunu da bir kenarda tutuyor, ancak verilerimizin doğru olduğunu varsayarak incelememize devam ediyoruz.)
Sorunun çözümü, ancak dalga 1942 yılına kadar ilerledikten sonra geliyor. Daha makul ve kabul edilebilir bir sayım şu görünüyor:
Bu sayımda, 1937 düşüşünün her ne kadar itkisel görünse de itkisel olmadığına, 5 sene sürecek bir ikili zigzag düzeltmenin ilk zigzag ayağına ait olduğuna, daha sonra tam 4 sene devam edecek bir üçgenin ilerlediğine ve nihayet ikili zigzag düzeltmenin 1941-42 dönemindeki düşüşle tamamlandığına karar veriyoruz. Bu sayımda da sorunlar yok değil, aynı 1937 yılındaki minik üçgende olduğu gibi, burada da dalgalar aşırı orantısız ve üçgen aşırı sıkışmış. Dahası, thrust olarak adlandırdığımız son düşüş dalgası beklediğimizden kısa kalmış. Özetle, bu da ideal bir üçgen değil.
Yaşadıkları dönemde, Elliottisyenleri ciddi bir şekilde uğraştıran bu dalgaları bugün büyük derecli etiketlerle sayıyor ve üzerinde fazla durmadan geçiyoruz, çünkü dalganın daha sonraki evreleri bize 1937 ile 1942 arasında şu veya bu şekilde sayılabilen bir düzeltme dalgasının ilerlediğini ve bu dalganın ardından da yıllarca sürecek bir yükseliş dalgasının başladığını gösteriyor. Ancak anlaşılan o ki, dalganın sadece kısa vadeli hedeflerini değil, daha sonraki on yıllardaki hedeflerini de tayin edebilmek için Elliottisyenler yıllarca uğraşmışlar. Bu uğraş, 1960’lara kadar sürmüş. Frost ve Russell’ın 1960’larda yazdıkları sayfalarca yazıdan, 1929-1950 arasının o tarihlerde hala tartışma konusu olduğunu anlıyoruz.
Yıllar süren bu tartışmalar, 1940’larda Elliott’un fazla üzerinde durmadan, sadece isimlendirerek geçtiği karmaşık düzeltme kavramını daha ayrıntılı bir şekilde teorize etme arayışlarına yol açmış. Russell, analisti en çok uğraştıran kalıplardan biri olan ikili zigzag düzeltmeleri teorik bir çerçevede tanımlayabilmek için, şu kuralı koymuş:
İkili zigzag düzeltmelerde, iki zigzagı bölen X dalgası, ya iki zigzagdan da (yani W ve Y’den de) küçüktür, ya da her ikisinden de büyüktür.
Burada “küçük” ve “büyük” kavramlarının zaman anlamında kullanıldığını varsayıyoruz, çünkü X dalgalarının W dalgaları ile %23.6 ile %262 arasında bir oranda olduğu söyleniyor. O halde, karşılaştırmamızı zaman boyutunda yapmamız gerekiyor.
İMKB’nin yirmi yılı biraz aşkın geçmişinde, tespit edebildiğimiz dört karmaşık zigzag yapıyı analiz ederek Russell’ın kuralı ile uygunluğuna bakalım:
İlk karmaşık düzeltme, 1990-91 yıllarında ilerleyen ikili zigzagdı. Bu kalıp, başarısız bir 5’in ardından başlamış ve iki sene boyunca ilerlemişti. İlk zigzagı oluşturan itkisel düşüşler oldukça keskindi ve içsel yapılarındaki geri alışlar küçüktü. Bu zigzagı çok sert ve dik açılı bir X dalgası izledi. Daha küçük derecelerde bu rallinin toplam 7 iç dalgadan oluştuğunu görüyoruz. Başka bir deyişle, bu dalga da bir ikili zigzagdı. Daha sonra, içsel yapısı daha belirgin bir itkisel düşüş, bu düşüşe sert bir tepki ve nihai dalga geldi. Bu kalıpta, Russell’ın kuralının çalıştığını görüyoruz; X dalgası zigzag düşüşlerin ikisinden de daha kısa zamanda tamamlanmış.
İkinci karmaşık düzeltme örneğimiz, 1994-95 döneminden. Burada ikili değil, üçlü zigzag yapıda bir düzeltme görüyoruz. Bu kalıpta, ilk zigzag 11 gün, ikincisi ise 5, ya da zirveden dönüş gününü de sayarsak 6 gün sürmüş. X dalgası ise 5 günde tamamlanmış. Kural, burada da çalışmış. Üçüncü zigzagda ise ilk zigzag 5, ikincisi 7, ya da dönüş gününü de sayarsak 8 gün sürmüş, bu zigzagları ayıran X dalgası ise 8 günde tamamlanmış. Kuralın burada da çalıştığını düşünebiliriz. Bu üçlü zigzagda ilk X dalgası en kısa, ikinci X dalgası ise en uzun süren dalgalar olmuş.
Üçüncü karmaşık düzeltmemiz, 2000-2001 dönemine ait. Bu dönemde önce bir zigzag, X dalgasının ardından bir alçalan üçgen ilerlemiş. Klasik Elliott ekolünde zigzag-X-üçgen gibi bir kalıptan bahsedilmiyor. Elliott prensibinin başka bir ekolü kabul edilebilecek olan ve yöntemine Neo-Wave adını veren Glenn Neely, bu tip kalıpların olabileceğinden söz ediyor. Neely’den söz açılmışken; Neely’ye göre karmaşık bir düzeltmenin en önemli sinyali, dalganın düzgün ve genellikle paralel bir kanalın alt ve üst bandını sık testlerle ilerlemesidir. Bu çok doğru bir gözlemdir, çünkü itkisel dalgalarda alt ve üst bantlar genellikle sadece 1-2-3 ve 4 oluşurken denenir. Ne dalganın içsel yapısını oluşturan dalgaların, ne de kalıbı bitirecek olan 5’in kanal sınırlarını denemesi beklenmez. (5’ler 1-3/2-4 kanalının üst bandını denerlerse, genellikle kırar ve tepeden savrulur.)
Son örneğimiz, 2006 Şubat’ında oluşan daha küçük dereceli bir ikili zigzag; Burada Neely’nin sözünü ettiği kanal alt ve üst bandının sık testini açıkça görüyoruz. Bu tip yapılar ilerlerken itkisel bir dalganın bölünmekte olduğu hatasına sıkça düşülür. Dalganın itkisel olmadığının iki sinyali vardır: 1) Kanal sınırlarının sık testi, 2) dalganın 0 noktasından çizilen trend çizgisinin kanalı oluşturan ilk nokta olması. Dalga büyüklüklerine geri dönersek; Çok açık biçimde, (x) dalgası en kısa.
Böylece EDP terminolojisinde karmaşık düzeltme olarak sınıflandırılan kalıpların temel kurallarınından bazılarını tespit etmiş oluyoruz. Bu kurallar, dalga ilerlerken analiste hangi yapının oluştuğu konusunda ipuçları verir. Elliott, Frost ve Bolton’un yaşadıkları dönemde dalga yapıları henüz çok iyi bilinmediği için, ilgili dönemlerde yapılan analizlerde pek çok sorunla karşılaşmaları normaldi. Onlar, hem yaşadıkları dönemi analiz etmeye, hem de teoriyi geliştirmeye çalışıyorlardı. Daha kötüsü, ellerinde bizim sahip olduğumuz ileri teknoloji ürünü bilgisayarlar ve kesintisiz bir güvenilir veri kaynağı da yoktu.Biz bugün, bu olanaklara sahip olduğumuz halde hala aynı analiz zorlukları ile baş etmeye çalışıyoruz. EDP, hala gelişmeye açık ve karmaşık bir disiplin olduğu için, kusursuz değil. Bu kusursuz olmama durumu, bugün de sayısız analiz güçlüğü çıkartıyor. Buna karşılık, Elliottisyenlere çok geniş araştırma ve çalışma alanları bıraktığı için kendimizi şanslı hissedebiliriz.
Yukarıdakine benzer araştırma ve çalışmalar bizi ilginç bir felsefi noktaya da sürüklüyor: Her ne kadar fractal yapılar bize daha büyük vadelerde kesin dalga görünümleri verse de, vade küçüldükçe özellikle de dalga dönüşlerinin gerçekleştiği bölgelerde bir belirsizlik alanı yaratıyor. Dalgaların tamamlanmaya yüz tuttuğu dönemlerde kalıplar bozulmaya, ideal formdan sapmaya başlıyorlar. Burada sözü edilen sapma, bir kural ihlali değil. Sadece kalıp bulanıklaşıyor. Bu bulanıklaşma ise bize deterministik Newton evreninde değil, bir tür kuantum evreninde yaşadığımızı bir kez daha hatırlatıyor. Keskin ve sivri uçlu Newton evreninin aksine, kuantum evreninde belirsizlik daha fazladır ve işin içine olasılıklar girer. İlerleyen kalıpları bu şekilde değerlendirerek şu sonuca varılmalıdır: Analist alternatif sayımları, piyasa aktörleri ise vazgeçme seviyelerini dikkatle belirlemeli ve her zaman esnek düşünmelidir.
Bu çalışmada yararlanılan kaynaklar:
1. R.N. Elliott’s Masterworks, The Definitive Collection, Edited by Robert R. Prechter
2. The Elliott Wave Writings of A.J. Frost and Richard Russell, Edited by Robert Prechter
3. Elliott Wave Principle, A.J. Frost-Robert Prechter
4. Mastering Elliott Wave, Glenn Neely
“Dalga Analizlerinde Sorunlar; Karmaşık düzeltmeler” için 3 Mesaj
Mesaj Bırakın
Mesaj yazabilmek için Üye Girişi yapmalısınız. Üye değilseniz Kayıt olun.













01 Eki 2009 - 12:32 # Borsanaliz.com Blog » Yeni Sayfa: Dalga Analizlerinde Sorunlar; Karmaşık düzeltmeler
[...] sayfalar bölümünde, Dalga Analizlerinde Sorunlar; Karmaşık düzeltmeler başlıklı bir yazı yayınladım. Özellikle EDP ile ileri düzeyde ilgilenenlerin yazıyı [...]
01 Eki 2009 - 14:23 # ozcan
Selam, sitenizi farkettiğim ilk günden itibaren yazılarınızı düzenli olarak takip ediyorum. Borsaya bakış açımda ve yatırım planlarımda çok olumlu katkılarınız oldu. Lütfen size karşı yazılmış olumsuz ve seviyesiz mesajları önemsemeyin. Sayenizde E.D.P ve Fibonacci Sayıları gibi hayati önem sahip konuları fark ettim ve başta sizin kitaplarınız, blog yazılarınız olmak üzere temin ettiğim kaynaklarla kendimi geştirmeğe çalışıyorum. Şahsım adına sizer teşekkür ediyorum. Sayenizde ormana yukarıdan bakmayı öğreniyorum.
01 Eki 2009 - 21:01 # sidabumi
Sevgili Tuncer Hocam,
X dalgalari ile ilgili orneklerle vermis oldugunuz genis kapsamli bilgi icin mutesekkirim.
Benim, – dalga kisiligi harici mekanik olarak fiyat, zaman ve kalip icin -, kendime cikarttigim sonuc,
1> X dalgalarinin aldigi fiyat mesafesi, W ve Y dalgalarinin aldigi her iki fiyat mesafesindan ya buyuk yada kucuk olmasi gerekmez.
2> X dalgalari fiyat mesafesi, W dalgasi fiyat mesafesi ile olculur ve fiyat mesafesi W dalgasinin % 23.6 – %262′i gibi genis bir araliktadir.
3> X dalgalarinin aldigi zaman ise, W ve Y dalgasindan ya buyuktur yada kucuktur.
4> Yukaridaki double zigzag orneginde oldugu gibi, kendime cikarttigim bu sonuclar double three ve triple three icinde gecerlidir.
Bu arada itiraf etmeliyim ki, az bucuk okudugum kaynaklar arasinda, X dalgalari ile ilgili yukarida vermis oldugunuz bilgiden daha genis bir bilgiye denk gelemedim. Boyle bir bilgiyi paylasmaniza sebep olan sorumdan dolayi kendimi daha cok seviyorum
))). Benim gibi bilgiye ac Elliott analizi yapan arkadaslarimizin bu sayfayi okur okumaz print alip saklamalarini tavsiye ediyorum…
Sevgiler,selamlar ve saygilarimla tekrar tekrar tesekkur ederim kafamdaki sorunun cevabini netlestirdiginiz icin..