(Bu yazı 12 Mayıs 2008 tarihinde yazılmış ve blog’da yayınlanmıştı. 5 ay sonra gelinen seviyelerin önemi nedeniyle kolayca ulaşılması için sabit sayfalar bölümüne taşındı.)

resonance.gif

Hareket etmekte olan bir sistem, belirli bir içdüzen içinde ve dışsal kuvvetlerin etkisi altındadır. Sisteme etki eden kuvvetlerin bileşkesi net bir vektörel büyüklükte ise, sistem zaman içinde mesafe katederek ilerler. Sözkonusu olan finansal sistemler ise, zaman içinde düzenli olarak mesafe katedilmesi durumuna trend denir. Bir trend içinde hareket eden piyasa, belirli bir dönem içinde bir fiyat seviyesinden başka bir fiyat seviyesine kadar düzenli trendler izleyerek ve dalgalar halinde ilerler. Dalganın yönü yukarı doğru ise, finansal sisteme etki eden kuvvet “olumlu ruh hali”, aşağıya doğru ise “olumsuz ruh hali”dir. Bu anlamda fiyat grafikleri, düzenli dalgalar halinde değişen ve bir aşırılıktan başka bir aşırılığa doğru giden kitlesel ruh halinin grafik biçimine dönüştürülmüş resmidir.

Ancak doğadaki tüm sistemlerde olduğu gibi, finansal sistemlerde de trendlere etki eden kuvvet tek değildir. Kitlesel ruh halini belirleyen her bir element, karşıtını da içerir. Bu karşıtlıklar da ana trend doğrultusu içinde fiyatların düzenli (ve ölçülebilir) salınımlarla hareket etmesine neden olur. Belirli bir yönde ilerlemekte olan fiyat, bir dönem boyunca duraklar, ilerlemenin gerçekleştiği yönü belirleyen baskın ruh hali bu dönem boyunca değişir ve uzun vadeli yön doğrultusunda hareket edenlerle, kısa vadeli yön doğrultusunda hareket edenler fiyatların dengelenmesine neden olurlar. Bu dönemler boyunca fiyat, ilerlemekte olduğu ana doğrultudan sapma gösterir ve duraksar.

Yankılaşım ve dinamik denge sözcükleri, fiziksel ve kimyasal süreçleri tarif etmek için kullanılırlar. Her sistemin kendi içinde belirli bir salınım boyu vardır. Bu salınımın frekansı, sisteme etki eden dışsal bir kuvvetin frekansına eşit olduğunda yankılaşım (rezonans) denen durum ortaya çıkar ve yankılaşım içindeki bir sistemin salınım boyu teorik olarak sonsuza gider. Örnek vermek gerekirse, bir köprü, kendi içinde belirli bir frekansta salınmaktadır. Köprüye etki eden dışsal bir kuvvetin (örneğin rüzgarın) frekansı köprünün frekansına eşit olduğunda köprünün salınım boyu büyüyecek ve diğer durumda santimetrelerle ölçülebilecek olan bu salınım metrelere ulaşacaktır. (Yukarıda tarif edilen durum, 1940 yılında Washington’da Tacoma Narrows köprüsünde yaşanan olayın ta kendisidir.) Dinamik denge ise, daha çok kimyasal süreçlerde kullanılan bir terim. Kimyasal reaksiyonlar her iki yönde de hareket edebilirler ve bu davranışın sonucunda oluşan süreçlere denge denir. Reaksiyon boyunca her iki yönde de hareketin sözkonusu olması, sistemin dinamik olduğu anlamına gelir. Denge durumu ise, ileri ve geri hareketin birbirine eşitlendiği andır. Fiyat hareketi de, kendisini yaratan insan kitlelerinin bazen olumlu, bazen de olumsuz ruh hali içindeki davranışları ile dinamiktir ve belirli salınım boyları oluşturarak ilerler.

Elliott Dalga Prensipleri, fiyat hareketini iki ana sınıflandırmaya tabi tutar : İtkiler ve düzeltmeler. İtkiler kitlesel ruh halinin net bir doğrultuda baskın olduğu fiyat hareketleridir ve tanımları gereği, mesafe katederek ilerlerler. Düzeltmeler ise hareketin baskın yönünün aksine hareket eden ve fiyatı (incelenen zaman çerçevesinde) dinamik bir dengede tutan fiyat hareketleridir. Kitlesel ruh halindeki değişim düzeltme dönemlerinde, bir finansal sistemi ya dinamik bir dengede tutma, ya da yankılaşıma götürme eğilimindedir. Başka bir deyişle, Bir denge kurulana kadar sistemin volatilitesi ya artma, ya da azalma eğilimindedir. (Bazen bu iki durum birbirini takip eder, yani volatilite önce azalır, sonra artar, denge durumuna ulaşılırken yeniden azalmaya başlar)

Bu kavramlardan hareketle incelenen bir fiyat hareketinde tespit edilmesi gereken, öncelikle fiyat değişimini yaratan kitlesel ruh halinin baskın bir yön yaratıp yaratmadığı olmalıdır. Kitlesel ruh hali, olumlu ya da olumsuz yönde baskın ise, fiyatın trend oluşturarak ilerlemesi beklenir. Bu durum grafiklere, kendi içindeki küçük salımlarla beraber düzenli bir şekilde ilerleyen bir trend olarak yansıyacaktır. Finansal piyasalarda oluşturulacak pozisyon da, fiyata aksi yönde etki eden kitlesel ruh hali en azından bir denge yaratana ve trend sapma gösterene kadar, ilerlemekte olan trendin doğrultusunda olmalıdır. Yön değiştirmekte olan bir fiyat hareketinin öncelikle muhakkak dengelenmesi gerekir. Denge küçülen dalga boyları ile gerçekleşebileceği gibi, önce büyüyen, daha sonra da küçülen dalga boyları ile de sağlanabilir. Dalgalanma bantı ne olursa olsun, doğru finansal pozisyonun oluşturulabilmesi için öncelikle dengelenme beklenmeli ve bu dengenin kritik seviyelerinin hangi bölgeler olduğu tespit edilmelidir. Bu denge seviyelerinin aksi yönde aşılması, trendin baskın yöndeki hareketinin değiştiğinin sinyali olacağından yeni pozisyon, ancak bu durumda oluşturulmalıdır. Fiyat hareketinin yankılaşıma girdiği dönemlerde her iki yönde de büyük dalgalar halinde salınımlar gerçekleşeceğinden, sistem denge seviyesini bulana kadar sert bir şekilde dalgalanacaktır. Finansal piyasalarda en büyük kayıplar bu dönemlerde oluşur. Dengeye ulaşmamış bir sistemin trend değiştirdiği varsayılarak açılan pozisyonlar sık ve gereksiz işlemi (overtrading) gerektireceğinden zarar kesmek amacıyla kapatılan pozisyonlar, kesilmesi istenen zararı daha da büyütecektir.

Düzeltme, kendisinden önce ilerleyen dalganın sadece belirli bir yüzdesini geri alır ve trend düzeltmenin ardından yeniden devam eder. Bu nedenle ana trendin aksi yönünde ilerleyen dalga ne kadar derinleşti ve kendisinden önceki dalgalardan ne kadar büyüğünü belirli bir yüzdeyle geri aldı ise, düzeltmenin de o kadar büyük dereceli olduğu ve bu düzeltmeyi en az ilerlediği derecede büyük bir trendin daha takip edeceği varsayılır.

(22.9.2002, borsanaliz.com Not Defteri Arşivi)

Tirone seviyeleri, belirli bir dönem boyunca oluşan en yüksek ve en düşük seviyelerin farkının alınması ve bu farkın ikiye bölünmesi ile hesaplanır. Üst çizgi farkın 1/3′ü, alt çizgi 2/3′üdür. Bu şekilde oluşturulan üç çizginin, piyasa hareketinin destek ve dirençleri olarak çalışması beklenir.

İMKB Ulusal 100 endeksinin tarihsel hareketine Tirone seviyelerini uygularsak, 2008 yılı Mayıs ayı itibarıyla hangi dinamiklerin oluştuğunu da analiz edebiliriz:

Ulusal 100′ün tarihsel hareketi içinde oluşan önemli dip ve 2007 Ekim zirvesini tepe olarak aldığımızda, analizimizi 5 farklı vade için oluşan dinamikler üzerinden yapacağız:

1. Kısa vade : 2006-2008

2. Orta vade : 2005 -2008

3. Orta-uzun vade : 2004 -2008

4. Uzun vade : 2003 -2008

5. En uzun vade : 1986 -2008

u-100_t1.jpg

Kısa vadede 2006 ile 2007 Ekim arasında oluşan trend, 2008 yılında trend çizgisinin kırılması ile sona ermişti. Kırılmayı takip eden düşüş dalgasında 1/3 Tirone seviyesi hızla aşağı geçildi, 1/2 Tirone seviyesi etrafında bir konsolidasyonun ardından, 2/3 Tirone seviyesine kadar bir düşüş oldu. Bu düşüşte, son destekten aşağıya doğru 2,000 puanlık bir savrulma gerçekleşti. 2008 – Nisan-Mayıs aylarında U-100, satıcılı bölgede konsolide oluyor.

u-100_t2.jpg

Orta vadede 2005 – 2007 Ekim dönemindeki trend çizgisi, 2008 başındaki kırılma ile sona erdi. Düşüş dalgasında, 1/2 Tirone seviyesinin altına 1,500 puanlık bir savrulmanın ardından U-100, alıcılı bölgede konsolide oldu.

u-100_t3.jpg

Orta-uzun vadede 2004- 2007 Ekim dönemindeki trend, 2008 başındaki kırılma ile sona erdi. Düşüş dalgasında U-100 1/3 Tirone seviyesini kırdıktan sonra, 1/2 Tirone seviyesinin üzerinde destek buldu ve alıcılı bölgede konsolide olmaya başladı.

u-100_t4.jpg

Uzun vadede 2003 – 2007 Ekim dönemindeki trend, 2008 başında kırıldıktan sonra, U-100 3,500 puanlık bir savrulmanın ardından 1/3 Tirone seviyesinin üzerinde konsolide olmaya başladı.

u-100_t5.jpg

En uzun vadede henüz trend kırılması olmadı ve U-100 1/3 Tirone seviyesinde destek bulduktan sonra konsolide oluyor.

Yukarıdaki analizler, U-100′ün kısa ve orta vadede satıcılı, orta-uzun, uzun ve en uzun vadede alıcılı bölgede olduğunu gösteriyor. 2007 Ekim ayından beri ilerleyen düşüş dalgası, henüz uzun vadelerde bir ayı piyasasına dönüşmemiş durumda. 40,000 orta vade, 37,000 orta-uzun vade, 33,000 uzun vade ve 29,000 en uzun vade için destek bölgeleri.

29,000-30,000 bölgesi orta-uzun vadeden uzun vadeye kadar en önemli destek ve bu bölgenin altında 25,000′e kadar düşüş, uzun vadeli bir düzeltmenin sınırları içinde. 20,000-25,000 bölgesi, en uzun vadeli bir düzeltmenin kritik desteği ve 20,000′in altı panik ve çöküş bölgesi.

Endeksin Mayıs ayına kadar 38,500′e kadar geri çekilmesi, kısa ve orta vadeli dinamiğin satış yönünde harekete geçtiğini, ancak orta-uzun ve uzun vadeli dinamiğin hala alıcılı olduğunu gösteriyor. 38,500-40,000 bölgesinin yeni bir satış dalgası ile kırılması, 29,000 – 33,000 bölgesinin test edileceğini gösterecek. Bu bölge en uzun ve uzun vadeli dinamiğin harekete geçeceği bir bölge olacak. 29,000-33,000 bölgesinin kırılması, sistemin uzun vadelerde rezonansa geçtiğinin sinyalini verecektir. Bu durumda 25,000 ve 20,000 seviyelerine kadar savrulmalar olabilir. 20,000-25,000 bölgesinin altı, ağır bir depresyonun ve satışların paniğe dönüşünün sinyallerini verir. Eğer böyle bir depresyon yaşanırsa, U-100′ün yeniden toparlanması çok uzun yıllar alacak ve ağır bir ayı piyasası yaşanacaktır.

Yukarıda sayılan bölgelerin içinde oluşacak dalgalanmalar, farklı vadelerde harekete geçen dinamiklerin çatışması olacak, bir vadede savrulma, diğer vadedeki dinamiği harekete geçirecektir. Bu savrulmaların her biri, sistemi ilgili vadede rezonansa sokacağından, dalga boylarını büyütecek, oynaklığı arttıracaktır. Hangi derecede bir rezonans yaşandığı ise, ancak düşüş dalgası nihai hedefine ulaştığında anlaşılabilecek. Düşüş dalgası nihai dibine ulaşmadan yaşanacak tüm konsolidasyonlar geçici olacağından bir üst dalgadaki dinamiği tetikleyecek, bu dinamik de yeni derinliklere doğru baskı yaratacak.

2008 Mayıs’ındaki görüntü, sadece kısa ve orta vadelerde satış baskısı oluştuğunu, bu baskının henüz orta-uzun vadedeki satış dinamiğini harekete geçirmediğini gösteriyor. 2008 başındaki kırılmanın kısa vadeden uzun vadeye pek çok derecede gerçekleşmiş olması, nihai dibin en az en uzun vadedeki destek civarında olacağının sinyali kabul edilmeli. Düşüş dalgası 29,000-30,000 bölgesini aşağıya geçerse, 25,000 ve 20,000 bölgesi U-100′ün uzun vadelerde toparlanabilmesi bakımından önemli olacak. Bu bölgenin kırılmaması, İMKB’nin tarihsel dinamiğinin devam edebilmesi bakımından yaşamsal bir önem taşıyor.