Bir süredir, Nisan başında yayınına başlamayı planladığımız yeni sitemiz üzerinde çalıştığım için borsanaliz.com’da Not Defteri’ni ve blog sayfalarını güncelleyemedim. Bu güncellemede son piyasa hareketini enine boyuna inceleyip, düşüncelerimi yazacağım. Lütfen yazıyı başından sonuna kadar sabırla okuyun ve muhtemel yorumlarınızı bu sabırlı okuma sonunda yapın.

_____________________________________________________________________________________________________

17 Mart 2010 tarihli seansta, diğer endekslerden sonra DJI da Ocak tepesini geçti ve daha önce takip ettiğimiz üçlü zigzag sayım geçerliliğini yitirdi.

Acaba Elliott Dalga Teorisi’ne aykırı bir şeyler mi oluyor? Şimdiye kadar hiç görülmeyen bir dalga mı ilerliyor? (Bazı piyasa gözlemcilerinin iddia ettiği gibi) ABD finans otoritesi, doğanın yasası olarak tanımladığımız Elliott dalgaları dışında bir piyasa hareketine neden olan piyasa manipülasyonu mu yapıyor? Tabi en önemlisi, acaba ayı perspektifimizden vazgeçip boğa perspektifi mi oluşturmalıyız?

Son sorudan başlayalım:

dji_170310_1.jpg

Haftalık grafikte bir önceki denemede geçilemeyen 200 haftalık ortalamanın geçildiğini ve endeksin bu ortalamanın üzerinde üçüncü kapanışı yapmaya çalıştığını görüyoruz. Ortalamanın geçilmiş olması, pek çok analistin perspektifini boğaya çevirmesine neden oldu. Ancak üç önemli teknik sinyal, uzun vadeli boğa perspektifleri oluşturmak için acele edilmemesi gerektiğini gösteriyor:

1. RSI ve MACD’de düşüş dalgası 2008 sonu ile 2009 başındaki pozitif uyumsuzluklarla sona ermişti. Henüz iki gösterge de Ocak tepelerini geçemedi. Dahası, MACD 7 haftalık yükselişe karşın, henüz bir sinyal bile vermedi. Endeksin negatif uyumsuzlukla dönüş ihtimali hala ortadan kalkmadı.

2. 2008 başında, düşüş dalgası hızlanmadan önceki düzeltme döneminde endeks önce 200 haftalık ortalamayı aşağıya, daha sonra 50 haftalık ortalamayı yukarıya geçmişti. Bu iki sinyal de hatalıydı. Trendin yönü, ancak 200 haftalık ortalama belirgin bir şekilde kırıldıktan sonra netleşmişti.

3. Asıl teyit ise, 50 haftalık ortalama 200 haftalık ortalamayı aşağıya kestikten sonra gelmişti. Şu anda iki ortalama birbirine yaklaşıyor, ancak hala 50 haftalık ortalama 200 haftalık ortalamayı yukarıya kesmedi.

O halde, ivecen davranıp ayı piyasasının sona erdiğini söylemek için çok erken.

Bunlar teknik analiz göstergelerinin söyledikleri. Uzun vadeli OBO’nun sağ omuz oluşumu, haftalık çubuk boylarının kısalığı, hacmin yetersizliği ve tüm sentiment göstergelerinin aşırılıklarda olması gibi diğer unsurlar da dikkate alındığında, klasik teknik analiz yaklaşımıyla bile ayı perspektifinden vazgeçmek gerekmiyor. (Temel unsurlardan söz etmeye gerek yok.)

Gelelim EDP perspektifine:

Niçin Elliott analistlerinin çoğu uzun süre üçlü zigzag senaryosuna takılıp kaldılar? Bu sorunun cevabını ararken, 2009 Temmuz-2010 Ocak döneminde ilerleyen dalgaya bir kez daha bakmamız gerekiyor:

dji_170310_2.jpg

Bu grafik, DJI endeksi 8,000′lerden 10,000′in üzerine yükselirken ilerleyen kalıbın toplam 11 küçük dalgada oluştuğunu gösteriyor. Öncelikle şu temel EDP bilgisini hatırlamak gerekiyor: İtkisel dalgalar uzatan dalganın içindeki salınımlar da dahil, toplam 9 salınımdan oluşur. 11 salınım itkisel bir yapıya değil, düzeltme kalıbına işaret eder. Daha da önemlisi, yukarıda görülen kalıpta, 3 olarak etiketlenebilecek bir dalga yok. Çünkü 3′ler hiç bir zaman en kısa dalga olamazlar ve itkisel dalgalarda 4′ler 1 bölgesine sarkmazlar. Ne kadar zorlanırsa zorlansın, yukarıdaki dalgayı itkisel saymanın bir yolu yok. Bu dalga ya başından sonuna kadar herhangi bir zigzag kalıpta oluştu, ya da bu dalganın bir kısmı başka bir dalgaya ait.

Elliott Dalga Prensibi’ne göre, yükseliş dalgası itkisel değilse, boğa piyasasına girilmiyor, ayı piyasası içinde herhangi bir düzeltme kalıbı ilerliyordur. Acaba bu kalıp ne olabilir?

Burada bir nefes alalım ve bazı temel bilgileri gözden geçirelim.

İtkisel dalgalarla düzeltme dalgalarının farkı şudur: İtkisel dalgalarda piyasa, karşı konulamaz bir itki ile güdülenir ve dalga gürbüz bir şekilde ilerler. Dalgalar birbirlerinin fiyat bölgelerine girmez, piyasa net bir şekilde mesafe kateder. Oysa düzeltme dalgalarında karşıt güçler şiddetli bir çatışma içindedir. Piyasa sürekli mücadelenin etkisiyle bir ileri bir geri salınıp durur, bu nedenle de dalgalar birbirlerinin fiyat bölgesini ihlal eder. Teknik ayrıntıya girmeksizin, bu temel bilgiyle bile, yukarıdaki dalganın itkisel değil, düzeltme kalıbında olduğunu görmek yeterlidir.

Bir ek bilgi daha: Büyük çoğunluk, fiyat hareketinin dikey ekseni ile, yani getirisi ile ilgilidir. Oysa fiyat aynı zamanda zaman ekseninde de hareket eder. Dalgalar, başka bir sınıflandırmaya göre ya mesafe kat ederler, ya da zaman tüketirler. Geçmiş zaman ahmaklıklarına düşmemek için 1929-31 çöküşünde, piyasanın düzeltme döneminde nasıl hareket ettiğine tekrar bakmakta yarar var:

dji_170310_3.jpg

1930 Nisan’ında sona eren tepki başladığında (A) dalgası çok sert bir dip dönüşüyle 4 hafta içinde belirgin bir mesafe kat etmişti. Düzeltmenin ikinci ayağı olan (C) ise hemen hemen aynı mesafeyi ancak 17 haftada kat edebilmiş, başka bir deyişle düzeltmenin bu ikinci ayağı kalıbı tamamlayabilmek için zaman tüketmişti. Piyasanın bu yavaş temposuna karşılık kitlelerin duyguları çağlamış, düşüş dalgasının sona erdiği, yeni bir boğa piyasasının başladığı zannedilmişti. DJI endeksi, Nisan ayında 290 seviyesinden başlattığı düşüşte iki sene içinde 40′lara kadar çökecekti; Buna karşılık endeksin haftalar süren ısrarlı yükselişi yeterince insanı yeni bir boğa piyasasına çoktan inandırmıştı. Bu konuda gerek sitemizde, gerekse blogda yeterince yazı yazdım.

Elimizdeki veriler, sadece kapanışları gösterdiği için, 1929-30 düzeltme kalıbının ideal (C)=(A) eşitliğinde tamamlanıp tamamlanmadığını bilmiyoruz. Buna karşılık kalıbın zigzag olduğu çok açık.

Günümüze geri dönersek, fiyat-zaman eksenlerinde çok benzer bir yapının oluştuğunu görüyoruz.

dji_170310_4.jpg

Aylardır süren çabalarına karşın, DJI hala logaritmik (C)=(A) hedefine ulaşabilmiş değil. Eğer Ocak zirvesi aşılamamış olsaydı, bu kalıp, düzeltmenin bitişi için makuldu. Hatırlanacaktır; Bu yapının üçlü mü, ikili mi, yoksa basit mi zigzag olduğunun hiç önemli olmadığını, önemli olanın fiyat-zaman ekseninde ideal Fibonacci hedefine vurulması olduğunu belirtmiştim. Üçlü zigzag sayıma göre, yeni bir zirve görülmemeliydi, çünkü EDP kalıpları arasında Dörtlü Zigzag diye bir şey yok. O halde şu anda elimizdeki verilere göre, bu kalıp üçlü zigzag değil. Peki ne?

Burada biraz teknik detaya girelim ve benim tercih sıraya göre, muhtelif üç olasılığa göz atalım:

dji_170310_5.jpg

Birinci sayım bu. Öncelikle dipten dönüşte oluşan ilk dalgayı sorgulayalım. Bu dalganın yapısının pek çok biçimde sayılabildiğini defalarca belirtmiştim. Sanırım, artık bu dalganın itkisel olduğu kesinleşti. Düzgün bir 1-3/2-4 kanalı içinde ilerlemiş olması bu dalganın 1 no’lu alt dalgası uzatan bir itki olduğunu düşünmemiz için bir başka ipucu. (Üçlü zigzag sayımda bu dalganın yapısının itkisel değil, düzeltme olduğunu varsayıyorduk)

dji_170310_6.jpg

İkinci ihtimal bu. Bu ihtimali bir öncekinden ayıran, teknik bir ayrıntıdan ibaret. Bir önceki sayımnda endeks hedefe bir geri bir ileri yaptıktan sonra, bu ihtimale göre ise doğrudan gitmeli.

dji_170310_7.jpg

Nihayet, üçüncü alternatif de bu.

Dikkat edilirse her üç alternatife göre de, DJI endeksinin önünde çok küçük mesafeler kalmış olmalı. Alternatiflerde karşımıza çıkan hedef seviyeler, 10,880 ile 11,100 arasında değişiyor.

Bu aşamadan sonra, artık tahminler yürütmek yerine, hangi kalıbın ilerlediğini görmeyi beklemek en iyisi görünüyor. Klasik teknik analize göre de, mevcut görüntünün boğa sinyalleri vermemesi için endeksin en geç 11,500-12,000 bölgesinde tepe yapması gerekiyor. EDP analizlerine göre ise, endeksin 11,500-12,000 bölgesine bile ulaşamama ihtimali hala daha fazla.

Sonuçta ilerleyen kalıp, şimdiye kadar olduğu gibi, şu anda da bir çok alternatif yaratsa bile, bu kalıbın (beş dalgalık aldatıcı görüntüsüne karşılık) düzeltme olduğu ve en son etiketlemenin dalga sona erdiğinde yapılması gerektiğini düşünüyorum.

Gelelim genel bir değerlendirmeye:

Endeksin küçük adımlarla zaman ekseninde uzayarak ilerleyişi, piyasa gözlemcilerini sabırsızlandırıyor; Bunu normal karşılamak gerekiyor. Bir de bu dalgalarda yüzmeye çalışıyorsanız, borsa endekslerinin bir %5 ya da %10 daha gitmesinin sinirlilik ve telaş yaratması normaldir. Hele ki kumarın “misli” ölçekleriyle oynandığı günümüzde… Oysa daha serinkanlı baktığınızda bu piyasa 4 aydır hiç bir yere gidemiyor. %5-10 ölçeği, analiz vademiz ve ilerleyen dalganın “derecesi” dikkate alındığında önemsiz. 1929 grafiğine tekrar bakın ve kendinize şu soruyu sorun: 1930 baharında dalganın 270′de değil de 290′da tepe yapmış olmasının bir önemi var mıydı? Asıl soru endeksin hangi noktada tepe yaptığı ya da yapacağı değil; Bu piyasa bir boğa piyasası içinde ya da öncesinde mi, yoksa ayı piyasası rallisi mi ilerliyor? Bir başka soru: Endeksin 2009 Kasım ya da 2010 Nisan’ında nerede olduğu mu daha önemli, yoksa 2010 sonbaharı, ya da 2011-2012′de nerede olacağı mı? Bu soruları sormazsanız, piyasa hareketi sizin için geleceği haber veren bir ortam olmaktan çıkar, iddia yarışması platformuna döner.

Son olarak bir de diğer Elliott analistlerinin bu dalgayı nasıl incelediği ve hangi olasılıklar üzerinde durduğundan söz edelim.

Prechter ve EWI ekibinin iddialı tahminlerini daha önce tartışmıştık. O tahminlerle ilgili görüşlerimi ayrıntılı bir şekilde yazdım. ( 20 Ocak Hochberg’in tahmini ve 20 Ocak Prechter’in tahmini),  Dalga teyit edilmeden – ki teyidin çok belirgin ve uzun günlük/haftalık, hatta aylık düşüş çubukları olduğunu bir kez daha hatırlatıyorum – agresif yorumlar yapmışlardı. Bu tahminler, yaptıkları analizleri değersizleştirmez. Bugünlerde EWI ekibinin forumlarda ve okur mesajlarında topa tutuluyor olmasının bizim için önemi, bütün bu okuyucu değerlendirmelerinin güzel bir sosyonomik gösterge olmasından ibarettir.

Diğer analistlerden bir kısmı, üçlü zigzag sayımla hemfikir olmakla beraber, Ocak zirvesinin geçilmesi halinde neyin takip edilmesi gerektiği ile ilgili oldukça mantıklı ve makul değerlendirmeler yapmışlardı. Diğer Elliott analistlerinin bu dalgayı nasıl izlediğini merak edenler için şu siteleri öneririm. (Neredeyse 24 saat yayın yapan ve onca lafın içinde bir tek kayda değer fikrin dile getirilmediği finans kanallarından çok daha fazla fikir edineceğinize emin olabilirsiniz.):

Kenny’s Technical Analysis Blog

Daneric’s Elliott Waves

Planet Yelnick

Takip ettiğim Elliott sitelerinden sadece bir tanesinin yazarı, uzun vadeli perspektifini ayıdan boğaya çevirdi.

The Elliott Wave Lives On

Acaba nasıl yorumlamalı? Elliott analizi yapanların büyük bir boğa piyasasını tespit etmekte geç kaldıkları biçiminde mi, yoksa aşırı iyimserliğin sonunda Elliott analistlerine de sirayet etmeye başladığı biçiminde mi? (Benim kişisel görüşüm, başından beri 2009-2010 iyimserliğinin eninde sonunda bazı Elliott analistlerine de bulaşması gerektiği biçimindeydi. Madem ilerleyen dalga büyük dereceliydi, yaratması gereken aşırı iyimser psikolojinin Elliott surlarında gedik açmaması mümkün değildi. Kimbilir… Belki de yanılanlar hala ayı perspektifinde ısrar eden, benim de içinde bulunduğum diğer Elliott analistleridir.)

Bir kez daha hatırlatıyorum; Son etiketleri koymak için muhakkak çok uzun ve ardışık düşüş çubukları görmemiz gerekiyor. O çubukları görene kadar hiç bir etiketimiz sabit değildir.