2007 yılı Ekim ayının sonlarında 14,200 civarında tepe yaptıktan sonra düşüşe geçen Dow Jones Sanayi Endeksi, 2009 yılının Mart ayında 6,400′ün hemen üzerinde dip yaptıktan sonra, yılın kalan üç çeyreğini yükselişle geçirdi.
Dalganın ilerlediği dönemleri, bütün yıl boyunca kısa vadeli teknik dinamikleri ile incelemiş, kısa vadeli dinamik içindeki kritik zaman ve fiyat hedeflerini tespit etmiştik. Yıl biterken, Dow Jones Sanayi Endeksi’ne son kez, bu sefer orta vadeli dinamikle bakıyoruz.
Elliott Dalga Prensibi’nin, diğer teknik yöntemlerden en önemli farklarından biri, analizlere “dalga kişiliği” kavramını getirmesidir. Bu kavram, her bir yükseliş ve düşüş döneminin belli bir “kişilik” taşıdığı düşüncesine dayanır.
Örneğin itkisel bir düşüş dalgasının beş alt dalgasından 1,3 ve 5 olarak etiketlenenler, sırasıyla kaygı, korku ve panik evrelerini gösterir. Yukarıdaki grafik, 2007-2009 düşüş dalgasının kaygı, korku ve panik aşamalarını gösteriyor. Bu aşamaların her birinde kitle psikolojisinin nasıl değiştiğini, 2007-2009 dönemindeki analizlerle incelemiştik. Bu dönemler, daha sonra ilerleyecek dalganın davranış dinamiğini belirlediği gibi, belirli zaman-fiyat bölgeleri oluşturmuşlardı. 2009 Mart ayından sonra ilerleyen düzeltme dalgasını bir de bu gözle inceleyelim:
Mart ayında piyasa, 6,400 seviyesinden bir V dönüş yaptı. Bu dönüşte önce panik bölgesinden çıkıldı, daha sonra korku bölgesinin alt sınırlarında ayılarla boğalar arasında 2-(ii) trend çizgisine kadar büyük bir mücadele başladı. Hatırlanacaktır; Bu bölgenin içinde yükseliş dalgasına temkinli yaklaşmış, bu dönüşün hala itkisel dalga içindeki bir düzeltme olabileceği ihtimali üzerinde durmuştuk. 8,500-9,000 bölgesinden gelecek düşüş dalgası bu nedenle önemliydi. (Meraklısına küçük bir teknik not: A olarak etiketlenen dalga bir derece daha küçük bir ayı rallisi olabilirdi ve piyasa alçalan trend çizgisini kıramadan önceki dibe yönelebilirdi. Eğer dalga bu şekilde ilerleseydi, bugün 4 etiketi koyduğumuz tepeye (iv), A etiketi koyduğumuz tepeye de 4 etiketi koyacaktık. Kalıp bu şekilde ilerleseydi, ana düzeltme dalgası bir süre daha ertelenmiş olacaktı.)
Haziran-Temmuz dönemindeki kısa vadeli geri çekilmenin ardından ikinci bir V dönüşü daha oldu ve Mart-Aralık yükseliş içindeki en kuvvetli sıçrama ile endeks alçalan trend çizgisini kırdı ve 5 no’lu dalganın tamamını geri aldı. (İtkisel dalganın sona erdiği, ancak bu şekilde kesin olarak teyit edildi.) Bu aşamadan sonra endeks artık korku bölgesi içinde yol almaktaydı. (Buna, “korku duvarını tırmanmak” diyoruz.) Bu aşamadan sonra piyasanın sık zigzaglar çizdiğini görüyoruz. Endeksin önündeki ikinci önemli engel, 9,500 civarından geçen 1-(i) trend çizgisiydi. Endeks zigzaglar çizerek bu engeli de aştı. Yukarıdaki grafiğin en üstünde, her bir dalganın ne kadar sürede ilerlediği görülüyor. (C dalgasının bitişi henüz teyit edilmediği için, 174 gün, son kapanışa kadar geçen süreyi gösteriyor.) Dikkat edilirse “endişe” dalgası olan 1, toplam 160, “korku” dalgası olan 3, toplam 185 gün sürmüştü. “Panik” dalgası ise sadece 57 gün içinde tamamlandı. Piyasa itkisel kalıptan çıkarken A, düşüş dalgası içindeki 2 ve 4 no’lu dalgalardan da uzun sürede, 97 günde tamamlandı. Bu, A dalgası boyunca piyasada satış baskısının azaldığını, alış iştahının arttığını gösteriyor. Sadece 27 gün süren B dalgası ise, daha sonraki dönemde yükselecek hırsların en önemli sinyaliydi, çünkü bu dalga, aynı derecedeki dalgalar içinde en kısa süren dalgaydı. Temmuz ortalarından beri ilerleyen dalga, şu ana kadar 174 gün sürdü. Bu süresiyle “endişe” dalgasının süresini geçti ve “korku” dalgasının süresine iyice yaklaştı. Bu dalga, bugünlerde üçüncü engelle boğuşuyor. Bu engel, 0-2 trend çizgisi. Bu arada son 5 aydır oluşan genişleyen kanalı da dikkatle not ediyoruz. Çünkü bu kanal, hem alıcıların, hem de satıcıların aktif olduğunu gösteriyor.
Analizlerimizde zaman zaman kullandığımız Kagi grafikleri, gürültüyü temizliyor ve piyasa hareketini belli bir dönüş yüzdesi ile daha net gösteriyor. Yukarıdaki grafik, %1 dönüş miktarına göre çizildi. Bu grafikte endeksin aylardır, 2008 Eylül-Ekim dönemindeki boşluğu doldurmaya çalıştığını görüyoruz. O dönemde olan biteni yeniden hatırlamak gerekirse, 15 Eylül 2008 tarihinde Lehman Brothers iflasını açıklamış ve 613 Milyar dolarlık bu iflas, tarihe, en büyük iflas olarak geçmişti. Bu aşamadan sonra itkisel düşüş dalgasının 3.(iii) olarak etiketlenen aşaması ilerlemiş ve korku dalga dalga bütün dünyaya yayılmıştı. İşte DJI endeksinin aylardır bir ileri, bir geri tırmanmaya çalıştığı korku duvarı, bir sene önceki bu iflas haberi ile tetiklenen dalganın kısa sürede katettiği bölge. Bugünlerde bu bölgenin uçlarındayız ve piyasa beklentileri dikkate alındığında boğaların ayılara oranı 1′e 3.15. Başka bir deyişle, korku duvarı aşılmış durumda ve çoğunluk en kötünün geride kaldığı fikrinde.
Dalgaların birbirinin içine girerek oluşturduğu bu kalıp, başlangıcından itibaren bir zigzag görüntüsünde ilerliyor. Peki bu zigzagı daha küçük derecelerde etiketlemekte neden zorlanıyoruz ve Elliottisyenler neden basit zigzagdan üçlü zigzaga kadar farklı etiketlerle bu dalgayı izliyorlar?
Yukarıdaki resimde, yukarı yönlü bir düzeltme dalgasının alabileceği sayısız zigzag görüntüden bir kaçı görülüyor. Yukarıdaki sıra basit zigzag kalıpları, aşağıdaki sıra ise ikili zigzag kalıpları gösteriyor. Basit zigzaglar içinde (1) piyasanın alabileceği en ideal görünümü gösteriyor. %50 civarı geri alış yapan bir B dalgasının böldüğü, zaman ve fiyat eksenlerinde hemen hemen birbirine eşit A ve C dalgaları … Ancak piyasalar her zaman ideal kalıpları oluşturmuyorlar. Örneğin (2) ve (3) no’lu resimlerdeki gibi ani gelişen A ve B dalgalarının ardından çok daha uzun zamana yayılmış, kısa ya da uzun C dalgaları ile zigzag kalıplarını tamamlayabiliyorlar. Zigzag kalıpların sürelerini ve boylarını, bu dalgalardan önce ilerleyen itkisel düşüşler belirliyor. Ancak kalıp, kendi içinde şu veya bu sürelerde ilerleyen A, B ve C dalgaları oluşturabiliyor. (Burada belirleyici olan temel kavramın oynaklık olduğuna dair görüşler var. Bunu, bir yayın gerilme süresi ve ölçeği gibi de düşünebilirsiniz. Yayın dalgalanabileceği aralık belirlidir, ancak aşırı gergin ya da gevşek bir yay, aynı ölçekte dalgalanmalarına rağmen, farklı salınımlar yapacaktır. Bu konuda daha fazla okuma için, Tarihe Sosyonomik Bakış – I başlıklı yazımın, fractal’leri tartışan bölümüne bakabilirsiniz.)
Yukarıdaki resmin ikinci sırası ise, zigzag kalıbın daha karmaşık görünümlerini gösteriyor. Bu tip yapılara ikili zigzag adını veriyoruz. Bazen ikili zigzaglar içindeki salınımlar (1) ve (2)’de olduğu gibi çok belirgin olurken, bazen de (3)’de olduğu gibi kısa C dalgaları nedeniyle belirsizleşebiliyor. Bu kalıpların daha karmaşık biçimlerine üçlü zigzag diyoruz. Bu kalıplarda piyasa üçüncü bir zigzag daha oluşturabiliyor ve bazen birbirini takip eden bu üç zigzag farklı boyutlarda oluştuğu için kalıbın analizini iyice güçleştirebiliyor. Pek çok Elliott teorisyeni, ikili ya da üçlü zigzagları itkisel dalgalarla karıştırma riskine işaret ediyor. Çünkü bu dalgalar karmaşık yapıları nedeniyle itkisel dalgalara benziyorlar. (EDP analizlerinin teorik ayrıntılarına ilgi duyanlara Glenn Neely’nin Mastering Elliott Wave isimli kitabını öneririm. Bu kitapta, itkisel dalgalarla ikili ya da üçlü zigzagları ayırt edebilmek için bazı yararlı ipuçları veriliyor. Daha basit bir yaklaşımla kalıbı doğru sayabilmek için ise, kısa vadeli gürültüyü ortadan kaldırmak ve kalıbın görünümünü, örneğin Kagi grafikleri ile basitleştirmek yararlı bir yöntem olabilir.)
Tabi ki, kalıbın basit zigzag mı, ikili ya da üçlü zigzag mı olduğu konusu küçük bir ayrıntıdan ibaret. Nihayetinde kalıbın ne olduğuna ancak tamamlandıktan sonra karar vermek gerekiyor ve belirli seviyeleri aşamadan kalıp biterse, grafiklerimiz üzerinde detayları değil, sadece A, B ve C etiketlerini kullanacağız.
Kritik fiyat ve zaman bölgeleri nelerdir? Asıl soru bu. İtkisel düşüş dalgası, 2008 Eylül’ü ile 2009 Mart’ı arasındaki dönemde aşırı oynaklıkla sona erdiğinde, ileride endeksi durdurma potansiyeli taşıyan pek çok fiyat ve zaman bölgesi oluşturmuştu. (Elliott terminolojisine yatkın olmayanlar için, “fiyat-zaman bölgesi oluşturmak” kavramını çok basit bir örnekle açıklamak gerekirse, her zaman verdiğimiz insan yaşamı örneğini verelim. Her insanın yaşamı, genetik kodundaki farklılık ile ayrılır. Genetik kod, bir nesilden diğerine aktarılan bir süreklilik oluşturur. Nasıl ki bir insanın boyu, ağırlığı, temel fiziksel özellikleri, ileride karşılaşacağı potansiyel hastalıklar, vs genetik koduyla belirlenmişse, bir piyasanın ilerideki tarihlerde geçireceği değişim evreleri de, daha önceki evrelerde oluşan değişim kodları ile belirlenmiştir. Bu yaklaşım, okullarda okutulan rastgeleci teorilerin tam tersidir. Böyle olduğu içindir ki her piyasa hareketi, Elliottisyen için çözülmesi gereken bir bilmecedir. Geleneksel analist içinse her şey rastgele hareket eden bir evren içinde olup bittiği için, yarın gerçekleşecek bir piyasa hareketi, bilinmezliklerle doludur. Keşke ben de geleneksel yöntemleri izleyen bir analist olsaydım. Şimdi ikili, üçlü zigzaglarla uğraşacağıma, kahvemi yudumlayıp acaba yarın ne olacak diye haberleri izliyor olurdum…)
Büyük ve küçük dereceli fractaller, kendilerinden sonra ilerleyecek dalgaları sınırlı olasılık bölgeleri içine sıkıştırırlar. Dalgalar da bu sınırlı olasılık bölgeleri içinde kendi kalıplarını oluşturmaya çalışır. (Fiyat ve zaman hedeflerinden bahsederken kastettiğimiz, bu olasılık bölgeleridir.) Böylece piyasa gitgide karmaşıklaşan bir görünüm içinde kısa vadeli fractal yapısını tamamlamaya çalışır. Bu yapının ne olduğunu, ancak tamamlandıktan sonra anlayabiliriz. Bu nedenle, kalıp tamamlanana kadar bütün etiketlerimiz varsayımsaldır.
Gelelim, piyasanın küçük derecelerde boğuşa boğuşa büyük derecede neye ulaşmaya çalıştığına. Orta vadeli bir bakış açısıyla piyasanın fiyat-zaman-kalıp’tan oluşan üç boyutlu fractal yapısının en ideal görüntüsü bu. Gürültü ortadan kaldırıldıktan sonra beş dalgalık bir düşüş ve bu düşüşe üç dalgalık bir tepki …
Zaman ekseninde de fiyat ekseninde de tam %62 ile bölünmüş bir altın dikdörtgen. Dalganın orta vadeli fractal’inin en ideal yapısı bu. Çünkü bu yapı, analizlerimizin üç boyutunu da en ideal bir şekilde karşılıyor. Kalıbın daha küçük derecede basit, ikili ya da üçlü zigzag olup olmadığının hiç bir önemi yok.
DJI endeksi iki haftalık bir zaman ve bir kaç puanlık bir fiyat sapması ile “en ideal” fractal’i oluşturmuş görünüyor. Kalıp daha farklı olabilir miydi? Şüphesiz olabilirdi. Bundan sonra da idealden sapabilir. Ancak eğer bu haliyle tamamlanırsa, herhalde Elliott ders kitaplarımıza “işte ideal 5+3 döngüsü budur” diye ekleyeceğimiz bir kalıp oluşmuş olacak. (Buraya küçük bir not düşelim: Bu grafiğin fiyat eksenini logaritmik çizdiğimiz için, 10,534, düşüş dalgasını logaritmik ölçekte altın oran kadar bölen seviye. Lineer ölçekte bu seviye biraz daha yukarıda.)
Böylece 2009 yılı analizlerimizi tamamlıyoruz.
Yarın 2009 yılını bütün güzellikleri ve çirkinlikleri ile uğurluyoruz. Bütün dostlarımıza 2010 yılının sağlık ve mutluluk getirmesini diliyorum. Umarım 2010, dünyamız ve güzel ülkemiz için barış ve umut dolu bir yıl olur.



