Mayıs ayına ait bir değerlendirme
Büyük Ayı’yı hafife almayalım derken, 2 senedir ayıdan dayak yiyen boğayı fazla hafife almışız. Kısa vadede boğanın intikamı acı oldu. Boğa Nisan ayıyla, Mayıs’ın ilk haftasını çok güçlü geçirdi; İMKB’de daha orta vadelerde gelmesini beklediğim seviyeye kısa zamanda gelirken, dünya borsalarında çok hızlı hareketlerle yol aldı. ABD’de ise sırtından savurduğu matador(ayı) beni hala (evet evet hala) boğanın orta vadeli bir düzeltmeye başladığına ikna etmedi. Yazının devamında ayı ile boğaya kritik sınırlara gelen bir kaç piyasada göz atacağız.
Önce gözümüzü dikmiş finans piyasalarına bakarken son 4 yıldır çok ilginç bir davranış gösteren başka bir yere bakalım: Güneşe !
Yukarıdaki grafik, son dört senede gözlemlenmiş güneş lekesi sayılarının haftalık ortalama değerlerini gösteriyor. Yayınlanan son kayıt, Mart ayının sonuna ait. Nisan ayında güneş lekelerinin sayısında artış olup olmadığını veriler yayınlandığında anlayacağız. Tarihsel bir anomali yaşıyoruz. Bilim insanlarını şaşkına düşüren bu ürkütücü sessizlik bu şekilde devam ederse, tarihe yeni bir minimum olarak geçebilir. Güneşteki sessizlik2006 yılının başında başladıktan sonra küçük kıpırdanmalarla 2008′e kadar devam etti ve bilim çevreleri tam 23. Solar döngü tamamlandı derken 2008 yılının sonlarıyla 2009′un ilk yarısında etkinlik daha da zayıfladı. NASA’nın resmi sitesinde What’s Wrong with the Sun (Nothing) - Güneşin sorunu ne (Hiçbir şey) başlıklı bir yazı var. Güneş lekeleri-borsa ilişkisi bilim çevrelerinin aklına düşmüş olsa gerek ki, bir süredir güneş lekelerinin davranışlarıyla borsalar arasında bir ilişki olup olmadığı araştırılıyor. NASA da (aslında güneş lekelerinin davranışları bakımından çok özel bir dönem olmamasına rağmen) 1933 Solar minimumu ile 23. Solar döngüyü karşılaştıran bir grafik koymuş. Konuyla ilgilenenler, yukarıda linkini verdiğim yazıyı ve grafiği inceleyebilirler.
Konuyu fazla detaya boğmamak için kısa bilgiler verip geçeyim: 1933 yılı, 1849′dan beri, güneş lekelesi görülmeyen günlerin sayısı baz alınarak yapılan bir sıralamada 9. sırada. 1933 yılında 240 civarında gün hiç güneş lekesi gözlemlenmemiş. 1933 minimumu denen döngü sonuna kadar ise tam 568 lekesiz gün tespit edilmiş. 2007 ve 2008′i ilginç kılan ise şu: Tarihi sıralamada 2007 17. 2008 ise 4. olmuş. 23. Solar döngüde şimdiye kadar 362 lekesiz gün tespit edilmiş. Daha önceki solar minimumlar görülürken güneş etkinliğindeki zayıflamanın 1994-96′da ve 1985-86′da iki 1975-77′de üç, 1964-65′te ve 1953-55′de iki senelik bir durgunlukla sona erdiği düşünülürse, şimdiki minimumun tarihi önemi anlaşılabilir.
İnsan etkinlikleri bakımından güneş lekelerinin önemi nedir? Bilmiyoruz. Ancak göz ardı edilmesi mümkün olmayan çok önemli bir ilişki var. Grafik üzerinden izah edelim:
Maunder minimum olarak bilinen 1650-1700 döneminde güneşin etkinliği tarihsel ölçekte azalmıştı. Bu dönem, finans tarihi bakımından çok çarpıcıdır. Hemen öncesinde Hollanda lale pazarında, hemen sonrasında ise İngiltere ve Fransa’da tarihe geçen iki büyük köpük oluşmuştur. Sonraki dönemde tam 300 yıl süren üç büyük kabarma ve durulma dönemi var: 18. yüzyılda, 19. yüzyılda ve son olarak 1957 sonunda en büyük zirvesine tırmanan 20. yüzyılda. 25 Aralık 1957 günü tam 375 güneş lekesi tespit edilmiş ki, bu son yarım bin yılın rekoru.
Buyurun size tarihçilerin üzerinde çalışması için ilginç, ilginç olduğu kadar çarpıcı bir tarihsel veri. Televizyonlarda tarih magazini yapmak yerine, insan kitlelerinin, tarihi oluşturan etkinliklerini araştırmak için bundan daha çarpıcı ne olabilir ki?
Günümüze geri dönersek, 23 ve 24. Solar döngüler daha şimdiden tarihsel rekora aday görünüyorlar. Peki ya 2007′de başlayan ayı piyasası? Acaba arkaplanına tarihsel ölçekte dramatik değişimleri alarak gerçekleşen Hollanda’da lale pazarının çöküşüne benzer biçimde, bu ayı piyasası da tarihe geçecek ölçekte bir dalga düzeltmesi mi olacak?
Bu grafik, DJI endeksinin 1929 ve 2007 zirve seviyeleri 100′e endekslenmiş karşılaştırmasını gösteriyor. 1929′da başlayan düşüş dalgası, 144 hafta süren bir çöküş ve %90′a yakın bir kayıpla 1932 yılında sona ermişti. 144 sayısının, Fibonacci sayı serisine ait olduğunu, bilmeyenler için tekrarlamakta yarar var. 2007 zirvesinden başlayan düşüş ise 73. haftada %53 kayba ulaştıktan sonra tepkiyle karşılaştı. 2007 zirvesinden düşüşte 82. haftayı geride bırakmak üzereyiz ve düzeltmede kayıplar %40′a kadar azaldı. Önümüzde 21. ay ve 89. haftanın oluşturduğu Mayıs sonu-Haziran başı zaman hedefi var. Bu hedeflere biz Fibonacci zaman bölgeleri diyoruz ve bu bölgelerde duygusal trendlerin dramatik değişimler yapmasını bekliyoruz. (Küçük bir teknik açıklama : Her dalganın içsel yapısı farklı olduğundan, dalganın büyüklüğüne ve kalıbına bağlı olarak her trend, farklı bir Fibonacci zaman bölgesinde majör değişim gösterir.)
Güneş lekesi-tarih ilişkisinde tarihçilere taş attık, bir taş da meslektaşlarımıza: İlerleyen dalganın tarihsel ölçekte olduğunu, ancak 2008 sonundaki derin düşüşlerde kavrar gibi oldular, sonra piyasaya iyimserlik hakim olunca eski “düştü-çıktı” sığlığına geri döndüler. Çok doğal olarak herkes farklı bir görüşe sahip olabilir ve bu dalga azınlıkta olan Elliottisyenlerin tahmininden farklı olarak büyük dereceli değil orta ölçekli bir düzeltme de olabilir. (Bunun kabulu bilimsel yaklaşımın gerekliliğidir. Bilimsel metodda bütün önermeler, yanlışlanabileceklerini peşinen kabul etmek zorundadır.) Bu dönemde finans analistlerine düşen de, “o çıktı, bu düştü” gözlüklerinden bir süreliğine de olsa sıyrılıp, ilerleyen trendin tarihsel niteliğini araştırmaktır.
Bu uzun girizgahtan sonra gelelim blogda izlediğimiz piyasalara:
Kırmızı ve mor renkli etiketler tercih ettiğim sayımı, maviler alternatifi gösteriyor. Bu sayımdan çok mutlu olduğumu söyleyemem. Logaritmik grafiklerde iyice genişleyen bir kanalda itkisel düşüş saymak kendi içinde pek çok acaipliği içeriyor.
Önceki analizlere bakılırsa, hızlı yassı, en azından daha düzgün bir kanala oturduğu için tercih ettiğim sayımın ana fikrini oluşturuyordu. O sayım riskliydi, çünkü hele ki son dalgası Sonlanan Diyagonalle biten bir hızlı yassı olağanüstü nadir bir kalıptı. SD görüntüsü bozuldu ve hızlı yassı sayım da paketlenerek, “analistin çuvallamaları” dosyasına kondu. Şimdi başka bir soruyla karşı karşıyayız: Hala 4 içinde olabilir miyiz? Eğer hala 4 ilerliyorsa, kalıp hızlı değil, genişleyen yassıya döndü demektir. S&P 500′de 950-1,000 bölgesine kadar gidip tıkanacak bir yükseliş dalgası 2 tepesinden, benim hala 3 bitişi olduğunu düşündüğüm 666 dibine kadar düşüşün %38.2′sini geri alacaktır. Bu da 2 ile zaman-geri alış-kalıp -yapı almaşıklığını onaylayacaktır. Geriye kalan soru şu: 4 bu kadar geniş bir zamana yayılır mı?
Son beş-altı senedir bu dördüncü dalgalarla sürekli problemimiz var: Yükseliş ve düşüşler bir türlü düzgün kanallara oturmuyor. Kanallar orasından burasından patlıyor ve genişleyen biçimlere dönüşüveriyor; Ya da tam tersine, dalga büzüşüyor ve kanallar daralıyor. Oynaklık, aşırı spekülasyonun göstergesidir; Daralan kanallar ise zayıflamanın. Düzgün kanallar stabil trendlere, daralan ve genişleyen kanallar ise sağlıksızlığa işaret eder. Bu sağlıksızlığı yaratan, uzun vadelerde kendisini gösteren güçlerin harekete geçmiş olmasıdır. Kısa-orta vadedeki uzlaşı ile uzun vadeli dinamik çatıştığı zaman bu görüntüler ortaya çıkar. Yeni trendler, ancak bu çatışmanın sonucunda vücut bulur.
4′ler kar alma dalgası olarak bilinirler. Bu nedenle genellikle sakin tempoda ve düzgün yatay bantlar içinde tamamlanmaları beklenir. Oysa beş-altı senedir dörtlerin yapısı sürekli anormallikler gösteriyor: Bu dalgalar ya zamanından önce ve aşırı büzüşük bir şekilde, ya da aşırı uzun zamanda ve genişleyerek tamamlanıyor. Bunun izahı da aslında basit: Korkuların ve hırsların, dar alanların içinde aşırı büyüdüğü, al-satçıların dngesinin de bu nedenle aşırı bozulduğu anlaşılıyor. Sonuç ortada: Denge bir anda şirazesinden çıkıyor ve piyasa bir türlü dengeli bir alış veriş bandı oluşturamıyor. Bunu bir anomali olarak isimlendirirken, EDP prensiplerine aykırı bir durumdan söz etmiyorum. Kastettiğim, piyasanın kısa vadelerde bir türlü ideal kalıba yakınsayamaması. Çünkü biliyoruz ki, ideal kalıpta 1-3/2-4 kanalı düzgündür.
S&P 500 ve diğer ABD borsaları kısa vadeli bu yükselişi tamamladıktan sonra ne beklememiz gerekir? Bu sorunun yanıtını şimdilik erteliyorum. İçerik ortağımız EWI sitesinde yayınlanan Sometimes, the less you say, better (Bazen az konuşmak iyidir) başlıklı yazının okunmasını öneriyorum. Yazının ana fikri şu: Piyasa tahmini ve alışverişi söz konusu olduğunda her gün, hafta ve ay eşit öneme haiz değildir. Analist dalga yapısı çok açık ve belirgin değilken, piyasa analizi ile boğuşurken, herkes daha açık tahmin ister. Dalga yapıları açık seçik hale gelene kadar en doğrusu Let the wave flow (bırakalım dalga akıp gitsin) yaklaşımıdır. S&P500 ve DJI için kısa vadede beliren hedefler etrafından bir dönüş olup olmadığını görmek ve dalga akıp gidene kadar alternatiflerle beraber sayımları bir tarafta tutmak en iyisi görünüyor.
Gelelim dalganın daha belirgin görünümler verdiği diğer piyasalara:
Bu grafik, bono/tahvil gösterge faizinin fazla tereddüde yer bırakmayan günlük sayımı. İdeal 5=1 hedefine hemen hemen ulaşıldı. 35 günlük RSI da bir aşırı bölgeden diğerine geldi. Bu aşamadan sonrası, artık 5 no’lu dalganın bitişini teyit edecek dönüş çubuğunu görmeye kaldı.
Bu grafikte de 5 no’lu dalgaya biraz daha yakından bakıyoruz. (Bono/Tahvil gösterge faizinin grafikleri 5 Mayıs gününe ait. Son iki günde görüntü fazla değişmedi, sadece dalga ideal hedefine biraz daha yaklaştı.) Bu grafikte dalga bitişinin teyidi, kanal üst bandının kırılması olacak.
Dolar-TL ile ilgili olarak abonelerimize 5 Nisan 2009 tarihli Not Defteri’nde iki grafik göstermiş ve benzerliğe dikkat çekmiştik. Grafiklerin son hali, (dalga etiketleri ve analiz silinmiş olarak) şu şekilde:
Bir karşılaştırma yapılabilmesi bakımından veriyorum:
Son olarak İMKB …
Bu grafikte Mayıs ayı çubuğu ve işlem miktarı, çok doğal olarak ayın ilk haftasını yansıtıyor. Grafikte bugün itibarıyla endeksin nereye vurduğunu görüyoruz. 32,500-33,000 aylık ortalamaların geçtiği kuvvetli bir bölgeydi ve endeks bu ortalama bölgesinin hemen üzerindeki kuvvetli Fibonacci-Quadrant direncine doğru tırmandı. Aylık ortalamaların şu andaki sırası yukarıdan aşağıya doğru 50-100-20-200 biçiminde. Geçen ayki sıra, 50-20-100-200′dü. Ortalamalar yanlış sırada olduğunda piyasanın bir süre alış-veriş moduna girmesi beklenir. Trendler, ancak ortalamalar doğru sıradayken teyit edilirler. Bu aşamadan sonra artık uzun vadeli hangi trendin teyit edileceğine bakmamız gerekiyor. 20′nin 50′den sonra 100′ü de aşağıya kesmesi olumsuz bir sinyal. İşlem hacminin olağanüstü artışı ise şimdilik olumlu, ancak gelecek ayları kritik hale getiriyor. Hacim artışının önümüzdeki aylarda devam etmemesi dağıtımı, devamı toplanmayı gösterecektir.
Dalga yapısı ikinci atağın uzaması ile takip ettiğim üç olasılıktan zayıf olanını ihtimal dışına çıkarttı. Geriye iki ihtimal kaldı. Önümüzdeki haftalarda bu iki olsılıktan biri daha elenecek. RSI(35) saatlikten günlüğe kadar aşırı alım bölgesinde. Bu bölgelere son 5 sene içinde iki kez ulaşıldı: 2006 Mart’ında ve 2007 Temmuz-Ekim döneminde zirve oluşurken.
Mayıs ayına bu görüntülerle başladık. Bakalım hangi görüntülerle bitireceğiz.
Son olarak, ikinci kez bir hatırlatma:
“Kaşığı boşuna bükmeye çalışma … Sadece gerçeği anlamaya çalış. Göreceksin ki, bükülen kaşık değil, sensin.”










