Ünlü Hollywood klişesidir: Durum çok ümitsiz görünmektedir. Filmin kahramanları köşeye sıkışmış, umutsuzluk ve panik içindedir. İşte o en umutsuz durumda, filmin orta zekalı kahramanı soğukkanlılığını hiç bozmadan ünlü klişeyi dile getirir: “Bir planım var”! Filmin orta zekalı diğer kahramanları hala ağlayıp sızlanırken orta zekalı baş kahramanımız planının ne olduğunu arkadaşlarına anlatır. Bu plan aslında hiç de olağanüstü zeka gerektirmeyen, son derece basit ve pratik bir düşünceye dayanır. Sonra hep beraber “plan”ı uygulamaya koyulurlar ve tehlike bertaraf edilir.
Bu klişe o kadar çok işlenmiştir ki, 1980′lerden itibaren yükselen iyimserlik trendi içinde klişe, Amerikan özgüveninin en vurucu ifadesine dönüşmüştür. Bugünlerde bütün dünya gözünü ABD’de hararetle tartışılan bir “plan”a dikti. Ayı piyasasının pençesinde kıvranan piyasalar düşüş yorgunu olduğu için, büyük bir iyimserlikle “plan”a sarıldı. Endeksler son 15 yılın en düşüklerini denerken hakim olan karamsarlık, kısa zamanda yerini iyimserliğe bıraktı ve borsalar hızlı yükselişlere başladı.
Şimdi önce aşağıdaki grafiğe bakalım:
Sonra bir de bu grafiğe:
Ne dersiniz? Size de sanki bir deja-vu hali yaşanıyor gibi gelmiyor mu? 2008 Mart-Ağustos’ta U-100 5 ay süren bir kalıpla 32,000-44,000 arasında dalgalanmış, daha sonra hızla 21,000′e çökmüştü. İkincisinde DJI 9,100′den 6,500′e geriledikten sonra hızla yeniden 9,000′a yöneldi. Sonra? Kısa bir süre içinde devamını göreceğiz.
Bu kalıplara biz düzensiz yassı kalıplar diyoruz. İçsel yapıları 3-3-5 olan, son 5′lik bölümü C olarak etiketlenen bu dalgaların karakteristiğini anlamak için tam bir sene önce Türkiye’de piyasaya egemen olan duyguları, bu duyguların 5 ay içinde ne şekilde değiştiğini hatırlamak yeterli.
Elliottisyen için haberler, piyasa hareketinin gerisindeki nedenler değildir. Dalga, kendi karakteristiğine uygun duygusal değişimi gerçekleştirerek ilerler ve düzenli bir zaman-fiyat-kalıp ilişkisi içinde tamamlanır.
Ayı piyasası ile savaşan ABD otoritelerinin “bir planı var”. Bu plan umutları yeniden canlandırdı: “Acaba eski güzel günlere geri mi dönüyoruz?”
Ne yazık ki dalgalar bir doğa yasasının sonucu ve dışsal müdahalelerle durdurulmaları mümkün değil.





