Not Defteri : Aylık Strateji Raporu – Aralık 2008
Yaklaşık 150 yıl boyunca Fiyat/Kazanç ve Fiyat/Temettü oranları nasıl değişti? Sosyal Arkaplanıyla beraber 1880′lerden günümüze dalga nasıl geldi? ABD borsalarında bugünkü F/K oranları ve Fiyat temettü oranları hisse senetlerinin ucuzladığını mı gösteriyor? Kısa vadeli bonolarda sıfıra yakın seyreden faizler ne anlama geliyor? Geleceğe yönelik senaryolarda kötümserler ne öngörüyor?
“Bu tahminleri yapanlar sadece finansal analistler de değil. Amerika’da orta sınıfın çökmekte olduğunu dile getiren pek çok yazar, düşünür ve siyasetçi var. Bu çöküşün en önemli nedenlerinden biri olarak da, liberal sistem içinde bireysel yatırımlardan, emeklilik programlarına kadar geniş bir yelpazede Amerikan orta sınıfının gelirlerinin finansal araçlara bağlanmış olması gösteriliyor. ….’e göre ABD’nin yaşaması için tek yol olan devletleştirme programları, serbest alışveriş sistemini tamamen ortadan kaldıracağı ve aşırı güçlenmiş devlet mekanizmasının yeri geldiğinde işletme ve kuruluşları, karşılığında belki de vadesi çok uzun ve düşük getirili gelir kuponlarıyla tasfiye edeceği düşünülürse, Amerikan rüyası gerçekten de sona eriyor olabilir.”
Haftanın Analizi : CIMSA, THYAO, TOASO
Kısa, Orta, Uzun vadeli hedefler. Tam 12 grafik ve ayrıntılı teknik analiz.
Abone olmak için tıklayınız.
______________________________________________________________________________________________
NTVMSNBC haber sitesinde 8 Şubat 2008 tarihli bir haber, California kıyılarından Japonya’ya kadar uzanan bir okyanus alanının 100 milyon ton civarında çöple kaplandığı tahminini duyurmuştu. 27 Kasım 2008 tarihli bir habere göre ise okyanuslarda asitlilik oranı büyük bir hızla artıyor. İnsan uygarlığının bugün ulaştığı aşama, yeryüzündeki sonsuz canlı çeşitliliğini tahmin edilenin de ötesinde tehdit ediyor.
İnsanlık artık çok acil bir şekilde bir bilinç sıçraması yapmaz ve geçmiş yüzyıllardaki duyarsızlığını sürdürürse, doğal çevresini kısa zamanda yok edecek ve dünya bir kaç on yıl içinde canlı çeşitliliği azalmış bir gezegene dönüşecek.
Philip K. Dick, Do Androids dream of an electric sheep (Androidler, elektrikli koyun düşler mi?) isimli romanını 1968 yılında yazdığında, insan uygarlığının doğal yaşamı bu ölçüde tehdit ettiği düşünülmüyor, insanlık aya basarak, uzaya çıkmanın hazzını yaşıyordu. Sonraki kırk yılda sadece uzay programları değil, insanın üzerinde yaşadığı gezegendeki doğal yaşam da teklemeye başladı. Bir dalga kabardı, yükseldi ve insanlık tarihinin en büyük yatırım çılgınlıklarından biri yaşanırken, insan gözünü okyanusların derinliklerine ve uzaya değil, kağıtla ve hırsla beslenen bir finansal büyümeye dikti. Şimdi dalga geri çekiliyor ve bizi belki de Dick’in 40 yıl önce kurguladığı kaçınılmaz bir geleceğe sürüklüyor:
“Iran yanındaki telefon rehberinin sarı sayfalarını karıştırıp hayvan aksesuarları, elektrikli; kısmını açtı ve telefonu çevirdi. Karşısında bir satıcı kadın belirdi. “Gerçekten uçan ve ses çıkartan sahte sineklerden ısmarlamak istiyorum” dedi.
“Elektrikli bir kurbağa için mi bayan?”
“Bir kara kurbağası için.”
“Öyleyse size karışık hazırlanan yürüyen ve uçan böcekleri tavsiye …”
“Sinekler yeterli. Buraya gönderebilir misiniz? …“



